Yaşasın 1 Mayıs, yaşasın dünya emekçilerinin birlik mücadele, dayanışma günü 1 Mayıs,
1 Mayıs’ı ülkemizde kitlesel öfkenin alanlara aktığı, kitlesel mücadelenin yükseldiği koşularda karşılıyoruz. Faşist şeriatçı AKP-MHP kan emici iktidarının halklarimiza yılardır dayattıkları baskı, terör, sindirme politikaları artik kitlelerde korkuyu yaratamıyor. Ülkemizde toplumun nefes alamaz hale getirildiği, açlığın, yokluğun bir kader olarak lanse edildiği, iş cinayetleri, kadın cinayetlerinin ‘doğal’mışçasına yansıtıldığı bir süreçte geçiyorduk. Ama faşist şeriatçı iktidarın CHP ve İstanbul Belediye Başkanı İmamoğlu’na yönelik başlattığı saldırı toplumda alttan alta biriken öfkenin patlamasına neden oldu.
İktidarın saldırılarına her zaman toplumsal mücadelenin en dinamik kesimi olan gençliğin müdahalesi ve aldığı tutumla korku duvarları yerle bir edildi. Sorun CHP sorunu olmakta çıktı. Bu patlama özünde CHP’yi peşi sıra sürükledi, daha ileri adim atmaya zorladı.
Ülkeyi soyup, talan edenler yaşadıkları sistem kriziyle birlikte sistemi değiştirmeye yönelirken diğer yanda aslında yerel seçimlerde kaybettikleri rantı yeniden ele geçirme çabası içindeydiler.
Üniversitelerden, liselilere gençliğin ayakta olduğu, tüm tehdit ve baskılara karşı alanlara akmaya, direnişi büyütme mücadelesi devam ediyor.
2025 yılını toplumsal muhalefetin ayakta olduğu koşularda karşıladığımız bugünlerde kuşkusuz ki her yıl olduğu gibi bu yılda 1 Mayıs’la özdeşleşmiş 1 mayisin ruhu, özü olan Taksim tartışmaları da yine gündemde. Devrimcilerin yıllardır inatla savundukları, vaz geçmedikleri Taksim konusunda tamda yükselen toplumsal muhalefet koşularında sarı sendikalar ve sınıf işbirlikçi sendikalar tarafında yine 1 Mayisin Taksimde kutlanmasını emekçilerde kaçırarak Kadıköy dediler.
Yaşananlar karşısında sınıfın çıkarları ve sınıfın taleplerini yerine getirmekte çok uzak bu sâri sendikalar, sistemin yedeğinde onun gölgesinde yaşayan işbirlikçileri teşhir etmek, işçi sınıfının sınıf düşmanları konumunu teşhir etmeliyiz.
Ülkemizde tartışmasız 1 Mayıs denince ilk akla gelen Taksimdir. 1977 1 Mayıs’ta faşist devletin kontur gerilla ve resmi güçlerince düzenlene katliamda 33 canimizi yitirirken yüzlercesi yaralandı. Katliamın ardında Taksimi emekçilere yasaklayarak, onun Taksim hafızasını yok etmeye çalıştı. Ancak bir kısım devrimci kurumlar yılarca Taksim şiarını sürdürdü, sürdürüyor. Taksim hedefi ve ısrarında da Taksime çıkmak isteyen kitleye polisin saldırısı sonucu işçi M. Akif Dalıcı katledildi. (1) 1977 1 Mayıs katliamında yitirdiğimiz 33 canımız ve 1989 1 Mayıs’ında M. Akif Dalcı olmak üzere tüm 1 Mayıs şehitlerini saygıyla anıyoruz.
1 Mayıs Taksimdir, Taksim 1 Mayıstır şiarıyla Taksime.
Sistemin çökmekle yüz yüze geldiği, korku duvarının yıkıldığı koşularda bu öfkeyi emekçilerin gücüyle buluşturmanın önemini asla göz ardı etmemeliyiz. Bu öfkeyi öncülerimizde devraldığımız bilinç ve inançla bu öfkeyi bir potada birleştirerek 1 Mayıs’a, 1 Mayıs’ta alanlara taşımalıyız.
Şeriatçı faşist iktidar ve onun hırsız, çete yönetimine karşı, emeğimiz ve geleceğimiz için 1 Mayıs’ta alanları fethetmeliyiz.
Baskı, sömürü, yokluğa karşı, kapitalizme karşı sosyalizmi şiarıyla
Yaşanan işsizliğe, derinleşen yoksulluk, yüksek enflasyon, konut, sağlık, tarikatlara teslim edilmek istenen eğitim için
Kadın cinayetleri, iş cinayetleri, mülteci krizi, göçmenlerin ucuz iş gücü olarak kullanılması, çevre felaketleri, doğanın ve kentlerin yağmalanmasına karsi 1 Mayıs, 1 Mayıs’ta öfkemizi alanlarda birleştirmeye…
1 Mayıs, başta işçi sınıfı olmak üzere tüm çalışan kesimlerin dayanışmayı ve sorunlarına karşı mücadelesini örgütlediği alan olarak eşit, adil, özgür bir geleceğin alanlar taşındığı gündür.
Emperyalist-kapitalist sistemin yaşadığı küresel krizine karşı küresel direniş örgütleyelim.
1 Mayıs dünya emekçi kardeşlerimizle dünyanın her yaninda seslerimizi birleştirdiğimiz, dayanışmayı büyüttüğümüz bir gün. Dünya genelinde ve ülkemizde kapitalist sitemin kanımızı emen sömürüsüne karşı eşit – özgür, sömürüsüz bir yaşam olan sosyalizm şiarı ile seslerimizi birleştirme günü.
Yaşasın bir Mayıs
Biji yek gulan
Yaşasın dünya proletaryasının birlik mücadele günü 1 Mayıs
Kahrolsun Kapitalizm, yaşasın sosyalizmi
- (1) Devrimci-Sol 30 Ocak 1990’da, Mehmet Akif’i vuran trafik polisi Kazım Çakmakçı’yı cezalandırdı.




![EMPERYALİST ABD/ SİYONİST İSRAİL İLE MOLLARŞİ VE İRAN HALKLARI[*]](https://devrimcicephe.org/wp-content/uploads/2026/04/savas-218x150.jpg)
