Hizbullah, örgütün silahsızlandırılmasına yönelik hükümetin kararını tanımadığını ilan etti!

Lübnan hükümeti, Hizbullah’ın silahlarının teslim edilmesi ve silahların devlet tekeline

alınmasına yönelik orduya plan hazırlama talimatı verdi. Hizbullah buna karşı açıklama yaptı

Hükümetin bu hamlesinin İsrail çıkarlarına hizmet ettiğini belirten ve buna dair açıklamada

geniş değerlendirmelere yer veren Hizbullah, bu kararı yok hükmünde sayacağını ilan etti.

Açıklamanın sonunda da halka hitaben kısa ve öz bir mesaj da yer alıyor. Açıklamanın tam

hali şöyle:

Başkan Nevvaf Selam hükümeti, Lübnan’ı İsrail düşmanına karşı direniş silahından mahrum

bırakma kararı alarak büyük bir günah işledi. Bu karar, İsrail-Amerikan saldırısının devamı

karşısında Lübnan’ın gücünü ve konumunu zayıflatmış, öte yandan İsrail’in saldırganlığını

durdurmasını ve Lübnan’dan çekilmesini öngören bir anlaşmayla sonuçlanan Cesurların

Savaşı’nda (Uli El-Bas) İsrail’in başaramadığı şeyi başarmıştır.

Bu karar, açık bir şekilde anayasal ilkelere aykırıdır. Ayrıca hükümetin bakanlar kurulu

bildirisine de aykırıdır. Zira bildirinin beşinci maddesinde şu ifadeler yer almaktadır:

“Hükümet, Taif Anlaşması’nda kabul edilen Ulusal Mutabakat Belgesi uyarınca, tüm Lübnan

topraklarını İsrail işgalinden kurtarmak, devletin tüm toprakları üzerindeki egemenliğini

yalnızca kendi kuvvetleri aracılığıyla genişletmek ve Lübnan Ordusunu uluslararası alanda

tanınan Lübnan sınır bölgesine konuşlandırmak için gerekli tüm tedbirleri almayı taahhüt

eder.”

Lübnan’ın gücünün ve Direniş silahlarının korunması, Lübnan’ın gücünün bir parçasıdır ve

bu gerekli bir tedbirdir. Aynı şekilde, Lübnan ordusunun silahlandırılmasını ve

güçlendirilmesini, İsrail düşmanının devlet topraklarından kovulmasını, toprakların

özgürleştirilmesini ve korunmasını sağlamak için çalışmak da gerekli bir tedbirdir.

Bu karar, Kabine’ye sunulma gerekçelerinde ve onay gerekçelerinde belirtildiği gibi, ABD

elçisi Barrack’ın talimatları doğrultusunda alınmıştır.

Başbakan Selam, Kabine’nin “ABD belgesinin müzakerelerini gelecek Perşembe günü

tamamlamaya ve Lübnan Ordusu’na bu yıl sonundan önce silahları kontrol altına alacak bir

uygulama planı geliştirme görevini vermeye karar verdiğini” duyurdu.

Bu karar tamamen İsrail’in çıkarlarına hizmet etmektedir ve Lübnan’ı hiçbir caydırıcılık

olmaksızın İsrail düşmanı karşısında savunmasız bırakmaktadır.

Hükümet, Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın yemin konuşmasında ulusal güvenlik stratejisini

tartışma taahhüdünü hiçe saymıştır. Avn şöyle demişti:

“Diplomatik, ekonomik ve askeri düzeylerde ulusal güvenlik stratejisinin bir parçası olarak

bütünleşik bir savunma politikasının tartışılması çağrısında bulunmaya söz veriyorum. Bu

politika, Lübnan devletinin — tekrar ediyorum, Lübnan devletinin — İsrail işgalini ortadan

kaldırmasını ve tüm Lübnan topraklarındaki saldırganlığını püskürtmesini sağlayacaktır.”

Oysa hükümetin kararı, teslimiyet stratejisinin bir parçasıdır ve Lübnan egemenliğinin temel

unsurlarının açık bir ihlali anlamına gelmektedir.

Hizbullah ve Emel Hareketi bakanlarının oturumu terk etmesi, bu kararın reddedilmesinin,

Direniş’in temsil ettiği Lübnan toplumunun tüm bölge, mezhep ve partilerden önemli

kesimlerinin bu kararı reddetmesinin ve Lübnan’ın Amerikan vesayeti ve İsrail işgaline tabi

tutulması kararının geniş halk kesimleri tarafından da reddedilmesinin bir ifadesidir.

Bu karar, Lübnan’ın egemenliğini ortadan kaldırmakta ve İsrail’e Lübnan’ın güvenliğini,

coğrafyasını, siyasetini ve geleceğini etkilemek için serbest hareket etme olanağı

tanımaktadır.

Bu nedenle biz, bu kararı yok hükmünde sayacağız.

Aynı zamanda, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırganlığının sona erdirilmesi, Lübnan

topraklarının kurtarılması, Lübnanlı esirlerin kurtarılması ve acımasız saldırıyla yıkılan

devletin yeniden inşası için diyaloğa açık olduğumuzu beyan ediyoruz. Ulusal güvenlik

stratejisini tartışmaya hazırız, ancak bunu saldırganlık bağlamında değil.

Anlaşmanın öncelikle İsrail tarafından uygulanması ve hükümetin, bakanlık açıklamasında

da belirtildiği gibi, “tüm Lübnan topraklarını İsrail işgalinden kurtarmak için gerekli tüm

önlemleri almaya” öncelik vermesi gerekmektedir.

Muhterem halkımıza şunu söylüyoruz: Bu, yalnızca bir yaz bulutudur ve Allah’ın izniyle

geçecektir. Biz, sabretmeye ve kazanmaya alış alışkınız.

Hizbullah Medya Birimi

Önceki İçerik“Hamas Neden Asla Teslim Olmayacak: Soykırım Karşısında Direnişin Mantığı”
Sonraki İçerikFilistin Direnişine ve Şehitlerimize Selam Olsun!