Kürt halkının katledilmesine seyirci kalmayacağız. Katledilen insanlığımız, katledilen halklarımızın geleceğidir.
Emperyalizm ve işbirlikçisi faşist rejim Kürt halkını imha ve yok etme peşinde. Başta Kürt halkı olmak üzere emekçi halklara karşı çok yönlü saldırı politikaları gün geçtikçe daha fazla yoğunluk kazanıyor.
Varlık koşulunu işkence, terör ve katliama dayandıran faşist rejim, ölüm aygıtlarını devreye sokarak Kürt halkına karşı linç, hatta katliamlar düzenliyor.
Onların bu saldırıları, uyguladıkları vahşet, bu manzara her yönüyle bir yol ayrımını ifade ediyor. Egemen sınıflar sistemlerinin çöküşten kurtarmak için şiddeti ve Kürt halkının katliamını temel bir unsur olarak kullanıyorlar. Bu saldırının tüm devrimci ve düzen karşıtı güçlere yönelik olduğu açıktır. Ve bu saldırıyla, demokratikleşme, barış beklentileriyle kimleri ve nasıl uyutmaya kalkıştıkları, bu beklentilerin hangi sınıfın ve kimin çıkarları çerçevesinde ele aldıklarını bir kez daha göstermektedir.
Son olarak Konya’da daha önce ırkçı saldırıya uğrayan Kürt aileye, ikinci saldırı gerçekleşti. Kürt emekçilerinin evini basan saldırganlar, aileden 7 kişiyi katletti.
Konya’nın Meram ilçesinde yaşayan Dedeoğulları ailesi daha önce “Biz ülkücüyüz sizi burada yaşatmayacağız” diyen 60 kişilik ırkçı grubun saldırısına uğramıştı. Kürt emekçilerinin evini basan saldırganlar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu aynı aileden, Yaşar Dedeoğlu, Barış Dedeoğlu, Serpil Dedeoğlu, Serap Dedeoğlu, İpek Dedeoğlu, Metin Dedeoğlu ve Sibel Dedeoğlu olmak üzere 7 kişiyi katletti. Saldırganlar aynı zamanda Dedeoğlulları’nın evinin ateşe verdi.
Bu saldırılar yıllardır Kürt halkını teslim alma, sindirme yönündeki çabalarının sonucu olan sistemli katliamdır. Son günlerde Afyon’da, Ankara’da, Konya’da benzer ırkçı saldırılar yaşanmıştı. Bütün bu saldırılar İzmir HDP il binasının basılarak katledilen Deniz Poyraz’a yönelik vahşi saldırının devamıdır.
Sonuç olarak Kürdistan ve Türkiye’nin kaçınılmaz yol ayırımına gittiği bir süreçteyiz. Faşist devletin bu saldırılarına karşı Kürt halkını sahiplenmek, omuz omuza durmak bugün daha da somutluk kazanması yaşamsal önemdedir. Tüm güçler bu bilinç ve kararlıkla hareket etmek zorunda.
Faşizme karşı mücadelede halklarımızın birleştirici ortak mücadelesini büyütmeliyiz. Faşizme karşı sesimizi gürleştirmek bütün devrimci, demokrat güçlerin sorumluluğudur.
Kürt halkının yalnız olmadığını, bu topraklarda dün katledilen halklar gibi Kürt halkının tekrar tekrar katledilmesi bir bütün insanlığın katledilmesidir.
Kürt halkı katledilirken hiç kimse, hiçbir halk özgür olamaz. Kürt halkıyla birlikte bir bütün olarak bu coğrafyada yaşayan tüm halklar ve devrimci güçler olarak faşizme geçit vermeyeceğiz, bu saldırılara, faşizme karşı omuz omuza mücadele edeceğiz!
31 Temmuz 2021





