Flaş Haber

Manşetler

Kürtler kamyonun altına mı itildi?
Created on Pazartesi, 04 Temmuz 2022 23:46
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, NATO’da veto kartıyla İsveç ve Finlandiya’ya imzalattığı mutabakatla...

Read more

Sivas yanıyor hâlâ…
Created on Pazar, 03 Temmuz 2022 14:40
Türküler, şiirler, yazılar ateşe düşmüş ve insanlığın ak yüzüne kara bir duman çökmüştür artık Siv...

Read more

Sivas Katliamı’nda hayatını kaybedenler anıldı: “Bu otel hala yanıyor!”
Created on Pazar, 03 Temmuz 2022 14:31
Pir Sultan Abdal anma etkinliğine katılmak üzere Sivas’a gelen aydın ve sanatçıların Madımak Oteli...

Read more

NATO kafa
Created on Pazar, 03 Temmuz 2022 14:22
Şu meşhur lafımız var ya, “Nato kafa nato mermer” diye. Biraz kafası kalın, ne dense kulak asmayan...

Read more

Sivas Madımak Katliamını Unutmadık Unutturmayacağız!
Created on Cumartesi, 02 Temmuz 2022 12:50
Madımak insanlık tarihinde kara bir leke. 29 yıl önce halk önderi Pir Sultan Abdal Şenlikleri kaps...

Read more

Dezenformasyon yasası; Faşist sistem toplumu susturmak istiyor
Created on Çarşamba, 29 Haziran 2022 00:01
Faşist rejim ülkeyi karanlığa gömmek istiyor, herkesin yalanlarına ortak olmasını istiyor. Rejimin...

Read more

Avrupa’da kaypak zamanlar!
Created on Pazartesi, 20 Haziran 2022 10:23
Ağır topların Kiev ziyareti, Ukrayna lideri Volodimir Zelenski’nin beklediği türden bir destek çık...

Read more

15-16 Haziran Direnişi: İşçiler sokakta sel gibi akıyordu
Created on Çarşamba, 15 Haziran 2022 23:07
Türkiye işçi sınıfı tarihinin en büyük işçi direnişlerinden biri olan 15-16 Haziran direnişi, pek ...

Read more

Kürtler kamyonun altına mı itildi?
Kürtler kamyonun altına mı itildi?
Sivas yanıyor hâlâ…
Sivas yanıyor hâlâ…
Sivas Katliamı’nda hayatını kaybedenler anıldı: “Bu otel hala yanıyor!”
Sivas Katliamı’nda hayatını kaybedenler anıldı: “Bu otel hala yanıyor!”
NATO kafa
NATO kafa
Sivas Madımak Katliamını Unutmadık Unutturmayacağız!
Sivas Madımak Katliamını Unutmadık Unutturmayacağız!
Dezenformasyon yasası; Faşist sistem toplumu susturmak istiyor
Dezenformasyon yasası; Faşist sistem toplumu susturmak istiyor
Avrupa’da kaypak zamanlar!
Avrupa’da kaypak zamanlar!
15-16 Haziran Direnişi: İşçiler sokakta sel gibi akıyordu
15-16 Haziran Direnişi: İşçiler sokakta sel gibi akıyordu

Gezi Devrimciliği Grev Sınıfçılığı

Gezi Haziranı’ndan sonra ve  Kobane zaferiyle eş anlı olarak ülkemizde yeni bir devrimci esinti gündemde. 15 bin sanayi proleteri Türkiye’nin büyük sanayi kentlerinde 22 fabrikada grevde.

 

Grev işçi sınıfının ekonomik mücadelesi bağlamında değerlendirilen bir mücadele biçimi olsa da yükselen kitle mücadelesinin genelleşmiş grevler üzerinden devrime dönüştüğünü de biliriz. Yani proletaryanın ekonomik mücadelesinin gerekli koşullar altında siyasal mücadeleye uzanımları mevcuttur.

Metal işçilerinin bugünkü grevi Türkiye emekçilerinin gerici iktidara ve krizdeki tekellerin azgın sömürülerine karşı birikmiş potansiyel öfkesinin bir ifadesi olarak da okunmalıdır. Grev, Gezi Haziranı sonrasında bu öfkenin henüz düzen sınırları  ve düzen kuralları içinde kalsa da bu kez proletarya düzeyinde dile getirilişidir. Bu kadar geniş yayılımlı sanayi işçisi eylemi salt ekonomik bağlamıyla ele alınmamalı, içindeki siyasal potansiyel mutlaka görülebilmelidir. Bu grevin örgütlenmesinde, oylama cambazlıklarının aşılmasında ve eyleme dökülme kararlılığında Gezi Haziranı’nın devrimci esintisinin varlığı tartışılmazdır. Grev üzerinden Gezi Haziranı’nın devrimciliğini sınıf içinde yeniden üretmenin koşulları gözetilmelidir. Türkiye’nin devrimci demokratik geleceği Gezi Haziranı devrimciliğiyle grev sınıfçılığının sentezindedir.

Ülkede, İspanya’dan, Yunanistan’dan gelen proleter kabarmaların Rojava’da yükselen devrimci tarz ve iradelerle buluşması kaçınılmazdır. Türkiye devrimci hareketi bir taraftan Rojava’da yakın dönemin oportunist kireçlenmelerinden kurtulmanın yollarını ararken, diğer taraftan proleteryanın eyleminde liberal küçükburjuva ideolojilerin etkisinden kurtulmanın imkanını bulacaktır.

Bu nedenle 15 bin metal işçisinin grevini sadece liraya kuruş ekleyecek bir tarzda değil, toplumun bütün muhalif kesimlerini harekete geçirecek bir ilgi ve ilişkilenmeyle karşılanmalıdır. Aralarındaki çelişkilere karşın tekelci sermayenin bu grevde gerici hükümetin korumasına ihtiyaç duyması liberaller ve burjuva demokratlar üzerinden sınıf muhalefetinin niteliğini karartmalarının da önüne geçecektir.

Gezi Haziranı ve Kobane zaferi sonrasında „Grev“ i, ülke mücadelesinde bir devrimci demokratik moment haline getirmek Türkiye devrimcilerinin ve sosyalistlerinin görevidir.

Yazdır e-Posta