Şahoz Hesen: Tehditler Suriye halklarının geleceğine dönüktür

PYD Eşbaşkanı Şahoz Hesen, Erdoğan’ın DAİŞ’in bitmesinden korktuğunu belirterek, “Türk devleti, DAİŞ çetelerinin bölgede yapamadıklarını yapmak istiyor” dedi.

PYD Eşbaşkanı Şahoz Hesen, Türk cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 12 Aralık’ta yaptığı açıklamayla Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik işgal tehditlerine ilişkin ANHA’ya konuştu ve “Kuzey ve Doğu Suriye’deki durumdan uluslararası güçler sorumludur” dedi.

‘Türk devleti bölgedeki Demokratik Ulus projesini hedef alıyor’

Türk devletinin Suriye krizinin başından bu yana halklara dönük tehditlerini sürdürdüğünü belirten Şahoz Hesen, şunları söyledi: “Türk devleti başta, çeteler aracılığıyla Kuzey ve Doğu Suriye’ye saldırdı. Şimdi de QSD tarafından DAİŞ çetelerinden kurtarılmış bölgelere saldırı tehdidinde. Buradaki amaç, başta Kürt halkını ortadan kaldırmak, tüm bölge halklarını soykırımdan geçirmek ve bölgeyi işgal etmektir. Amaçları Serêkaniyê, Kobanê ve Efrîn’de ortaya çıktı. Rojava’daki Kürt halkı, Demokratik Ulus sistemi için büyük bir mücadele yürüttü. Artık bu sistem, Suriye krizine çözüm alternatifi olma düzeyine ulaştı. Demokratik Ulus sisteminde tüm halkların umutlarına cevap olunuyor. İşgalci Türk devleti de bu yüzden Demokratik Ulus projesini hedef almaktadır.”

‘DAİŞ’in sonunun gelmesi Erdoğan’ı korkutuyor’

Cizre Fırtınası Hamlesi’nin etkilerine ilişkin ise Şahoz Hesen şunları söyledi: “DAİŞ çeteleri, Hecîn’de yok olmaya doğru yaklaşıyor. Erdoğan, DAİŞ’in sonunun gelmesinden korkuyor. İşgalci Türk devleti de DAİŞ çeteleriyle elde edemediğini açık bir şekilde kendisi gerçekleştirmek istiyor.”

‘Tehditlerle Türkiye’deki içi krizi gizliyor’

Türkiye’deki seçimler öncesi AKP-MHP faşist ittifakına da dikkat çeken Şahoz Hesen devamla şunları dile getirdi: “İttifaklarının ardından Efrîn’e saldırı ortaya çıktı. Faşist ve ırkçı siyasetlerinin, 31 Mart seçimlerinde de devamlılığını istiyorlar. Türkiye’de siyaset felç durumdadır ve ekonomik kriz devam etmektedir. Erdoğan, Türkiye’deki ekonomik, toplumsal, siyasi ve askeri krizi gizlemek için Kuzey ve Doğu Suriye’ye tehditler savurmaktadır. Erdoğan, tehditlerle seçimlerde kazanmak istemekte. Türkiye’de açık bir diktatörlük yürütülmektedir.”

‘Tehditler Suriye’nin geleceğine ve tüm halklara dönüktür’

Kuzey ve Doğu Suriye halklarının öncülüğündeki Demokratik Ulus mücadelesinin, Türk devletinin Suriye üzerindeki planlarını boşa çıkarttığını belirten Şahoz Hesen, şunları dile getirdi: “QSD’nin DAİŞ çetelerine karşı kazandığı zaferler, tüm dünyaya örnek oldu. Türk devletinin amacı Demokratik Ulus projesini ortadan kaldırmaktır ve bu da Suriye rejiminin planlarına göredir. Suriye rejimi, kurtarılmış bölgelerde egemenlik sağlamak istiyor. Bu da karanlık bir gelecek anlamına gelir. Suriyeli demokrat güçler, Türk devletinin planlarına karşı dikkatli olmalı ve mücadele etmelidir. Böylece saldırı tehditleri boşa çıkarılacak, Demokratik Ulus projesi geliştirilecek ve demokratik bir Suriye inşası için hizmet edilmiş olacaktır. Bu tehditler Suriye’nin geleceğine ve Suriye’nin tüm halklarına yöneliktir.”

‘Suriye krizinin devamı, yeni bir DAİŞ’i doğurur’

Suriye’deki durumdan uluslararası güçlerin sorumlu olduğunu kaydeden Hesen: “Mevcut durumun devam etmesi, Suriye’deki krizi derinleştirecektir. Krizin devamı ve Erdoğan’ın tehditleri, tüm ülkelerin çıkarlarına terstir. Bununla birlikte krizin devamı, yeni bir DAİŞ’in doğuşunu da beraberinde getirecektir. Suriye krizi nasıl ki DAİŞ’in var olmasının önünü açtıysa şimdi de demokratik güçlerin ortadan kaldırılmasının zemini hazırlanmak ve büyük bir kaos ortaya çıkarılmak isteniyor. Rusya ve ABD’nin Erdoğan’ın tehditleri ve planları karşısında yanlış hesaplar yapmaması gerekiyor. Rusya ve ABD iyi bilmeli ki Türk devletinin faşist ve ırkçı zihniyetinin güçlenmesi, ikisinin de çıkarlarına uygun olmayacaktır. DAİŞ benzeri bir yapılanmanın yeniden ortaya çıkması, Rusya, ABD ve tüm Avrupa ülkeleri için tehlike demektir.”

‘Demokratik Ulus’a düşmanlık Türkiye’ye hizmet etmez’

PYD Eşbaşkanı Şahoz Hesen, işgalci Türk devletinin İdlib, Cerablus, Bab, Ezaz ve Efrîn’de topladığı çeteleri çıkarlarına göre kullandığını belirterek şöyle devam etti: “Esasında Türk devleti bölgelere saldırmaktadır. Bu durum Efrîn’de görüldü. Kendini meşrulaştırmak için çetelerin gölgesinde saklanıyor. Kuzey ve Doğu Suriye’deki güvenliği bozmak isteyen çeteler, işgalci Türk devletine bağlı. Bunu biliyoruz ama dünya da iyi bilsin istiyoruz. Suriye’de değişimi canı gönülden isteyen güçlerin Demokratik Ulus’u esas almaları ve desteklemeleri gerekli. Demokratik Ulus sistemine düşmanlık edenler, Türk devletine ve Suriye rejimine hizmet etmektedir. Türk devletinin saldırı ve tehditlerine karşı direnmek Kuzey ve Doğu Suriye halklarının hakkıdır.”

‘ABD, DAİŞ’in kim olduğunu iyi biliyor’

Şahoz Hesen, ABD’nin Erdoğan’a karşı yaklaşımını ise şöyle değerlendirdi: “ABD, sözde NATO üyesi olduğunu ve DAİŞ’e karşı başlıca güç olduğunu söylüyor. DAİŞ’i kuran ve sahiplenen Türkiye’dir ve ABD bu gerçeği iyi bilmektedir. Erdoğan’ın projesi de radikal İslam ve ırkçılık üzerinedir. Nihayetinde bu zihniyet ile DAİŞ arasında hiçbir fark yoktur. Minbic konusunda ABD ile anlaşma sağlandığını Erdoğan açık bir şekilde söylemekte. Şimdi de anlaşmalar üzerinden bölge halkını ve Demokratik Ulus sistemini ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Suriye krizinin çözümünde bölge halkları ve Demokratik Ulus sistemi olmayacak da ne olacak? Tüm uluslararası güçler iyi bilsin ki DAİŞ’e karşı savaşan ve kazanan bölge halkları ve QSD idi. Suriye krizinin çözümünde Demokratik Ulus bulunmaz ise Suriye’yi karanlık, tehlikeli ve endişe verici bir geleceğin beklediğini açık bir şekilde belirtiyoruz.”

‘Rusya’nın Türkiye’yle planları tehlikeye doğru evrilecek’

Rusya-Türkiye ilişkilerinin adım adım tehlikeye doğru evirildiğine dikkat çeken Şahoz Hesen, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Rusya’nın planları da Kürt halkını yok etmek ve Demokratik Ulus sistemini yıkmaktır. Bu, yanlış bir plandır. Çünkü birincisi, Kürtler yok olmaz. İkincisi, Demokratik Ulus yıkılmaz ve sonuna kadar direniş olacaktır. Türk devletinin yeni Osmanlı inşa siyaseti, tüm uluslararası güçler ve ülkeler için tehlikedir. Tüm dünya güçlerinin bu tehlikeyi görmesi gerekiyor.”

‘Kürtlerin birliği ve direnişiyle zafer sağlanacak’

Şahoz Hesen, Türk devletinin saldırı ve tehditlerine karşı zaferin tek yolunun direniş ve Kürt halkı başta olmak üzere halkların birliği olduğu vurgusunu yaparak, “Partici yaklaşımlar, parçalayıcı zihniyet direnişe düşmanlıktır ve bu da Kürt halkına düşmanlık anlamına gelir. Bu yaklaşım düşmana hizmettir” dedi.

‘Seferlik ruhuyla direnişe katılalım’

PYD Eşbaşkanı Şahoz Hesen, gösterilecek direnişin kimlik ve varlığın teminatı anlamına geldiğini belirterek, konuşmasını şu sözlerle noktaladı: “Hepimizin seferberlik ruhuyla direnişe katılması gerekiyor. Direnişimiz her zaman yeni kazanımları beraberinde getirmiştir. Direnişçi halkımızın gücüne ve iradesine olan inancımız tamdır. Direnişimiz tüm Suriye için büyük zaferler yaratacak ve tarih buna şahit olacaktır.”

19 Aralık 2018

Yazdır