3.Havalimanı İşçilerinin Talepleri ve Sendikal Örgütlenme Suç Gibi Gösteriliyor

 

İstanbul Havalimanı inşaatında kötü çalışma koşullarına, iş cinayetlerine ve iş kazalarına tepki gösteren ve 14 Eylül günü bu nedenle iş bırakma eylemi yapmalarının ardından tutuklanan işçiler ile sendika yöneticileri hakkındaki iddianame hazırlandı. 


İnşaat İşçileri Sendikası’nın avukatı Ekin Güneş Saygılı, iddianamede, işçilerin taleplerini dile getirmelerinin ve sendikal faaliyetin suç gibi gösterilmeye çalışıldığına dikkat çekerek Savcılığın “çalışma şartları bahanesi” dediği şartlar, işveren tarafından tüm kamuoyu önünde defalarca kabul ettiği, özür dilediği şartlardır. Bu ifade de ayrıca iddianamenin ne kadar gayriciddi olduğunu ortaya koymuştur" açıklamasında bulundu.

İSTANBUL - İstanbul Havalimanı inşaatında kötü çalışma koşullarına iş cinayetleri ve iş kazalarına tepki göstererek 14 Eylül günü iş bırakma eylemi yapan ve bu nedenle tutuklanan inşaat işçileri ile sendikacı yöneticileri hakkında Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı.


İddianamede işçilerin eylemi ve sendikal faaliyetler suç gibi gösterildi. Jandarmanın eylem sırasında işçilere saldırısı ve sonrasında koğuş kapılarını kırarak verdiği zararlar da işçilerin suçu olarak gösterildi.

3. Havalimanı'nda İş Bırakma Eylemine Katılan 61 Kişi Hakkında Suçlama
İddianamede, inşaat işçileri ve sendika yönetcilerinin de bulunduğu 61 kişiye “Görevi yaptırmamak için direnme, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, kamu malına zarar verme, toplantı ve yürüyüşlere silah veya 23. maddede belirtilen aletlerle katılma ve mala zarar verme” suçlamaları yöneltildi.

DİSK'e Devrimci Yapı ve İnşaat İşçileri Sendikası Genel Başkanı Özgür Karabulut ve İnşaat İşçileri Sendikası yöneticileri Yunus Özgür, Özkan Özkanlı, Uğur Karadaş'ın aralarında bulunduğu 31 işçinin tutukluluğu devam ediyor.

Yasal Hak Olan İş Bırakma Eylemi 'Yasadışı' Gösteriliyor


İddianamede, işçilerin aylardır defalarca dile getirdikleri zaman zaman çeşitli eylem biçimleriyle de taleplerini ifade ettileri çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve ödenmeyen ücretlerin ödenmesi, sıklıkla yaşanan iş cinayetleri ve iş kazalarının önlenmesi için gerekli İSİG tedbirlerinin alınması talebiyle gerçekleştirilen ve binlerce işçinin katıldığı iş bırakma eylemi “yasadışı” olarak gösterildi.

Eylem Çağrısı ve Haberleşme Grubundaki Yazışmalar da Suç Delili Gösterildi
İddianamede ayrıca, alanda yapılan eylem çağrıları “çalışma hürriyetinin engellenmesi” olarak görülürken, talepleri için iş bırakan işçilerin kendi aralarında haberleşmek için kurdukları “Grup Direniş” isimli WhatsApp grubundaki yazışmalar da suç olarak nitelendi.

İddianamede “şüpheli” sıfatıyla yer alan işçi ve sendika yöneticilerine yöneltilen suçlamaların delilini ise söz konusu WhatsApp grubundaki yazışmalar ve sendika yöneticileri ile işçilerin bu gruba dahil olmaları oluşturdu.

İddianamenin “Netice ve talep” başlıklı bölümünde ise şu ifadelere yer verildi:

Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı tüm şüphelilerin fikir ve eylem birlikteliği içerisinde yukarıda anlatıldığı şekilde havalimanı şantiyesindeki eylemlere katıldıkları, şüphelilerin bu eylemlerde aktif olarak rol aldıkları, şüphelilerin yürüyüş sırasında ellerinde baretler, sopalar ve taşlarla etrafa zarar verdikleri, yürüyüşe bu şekilde katıldıkları, müdahale eden kolluk kuvvetlerine direndikleri, slogan attıkları, eylem öncesi ve eylem sırasında birbirlerini organize etmek amacıyla mesaj grupları kurdukları, müdahalede bulunan jandarma aracına baret atmak ve yumruk vurmak suretiyle zarar verdikleri ayrıca yine kamp sahasında bulunan araçlara ve kamptaki prefabrik yapılara zarar verdikleri, yolları kapatarak, işçi servislerinin önlerini keserek sahada çalışan işçileri çalışmalarını ve iş sahalarına gitmelerini engelledikleri, şüphelilerin tüm bu eylemlerine ilişkin kamera görüntülerine ait çözümleme tutanaklarının, whatsapp yazışmalarının, video görüntü tutanaklarının, şüphelilerin ikrarını içeren savunmaların, olay tutanaklarının dosya içerisinde derç edildiği ve bu şekilde tüm şüphelilerin üzerilerine atılı suçları işledikleri anlaşılmıştır.

Hazırlanan iddianameye ilişkin dava ise Gaziosmanpaşa 14. Asliye Ceza Mahkemesinde 5 Aralık 2018 günü saat 09.30'da görülecek.

Av. Saygılı: “Sendikacılık Suç Gibi Gösterildi”
İnşaat İşçileri Sendikası’nın avukatı Ekin Güneş Saygılı, iddianamede, sendikal örgütlenme faaliyetinin suç gibi gösterilmeye çalışıldığına dikkat çekti.

İddianamede sendika yöneticilerinin olay günü gerçekleştirdikleri, Anayasa ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler tarafından da garanti altına alınan sendikal faaliyetinin sanki bir suçmuş gibi gösterilmeye çalışıldığını ifade eden Saygılı, "Esasında sendikacılar, Türkiye’de alışık olduğumuz “siz kenara çekilin, biz sendikacıyız” tavrını bir kenara koyarak, işçi temsilcileriyle beraber karar alıp üretimden gelen gücü kullanma iradesini gösterdikleri için bu iddianame düzenlenmiştir. Zaten tek tek sendikacılar özelindeki suçlamalar da bunlardan ibarettir" dedi.

“Topluma ‘Hakkınızı Aramayın’ Mesajı ve Gözdağı”
3. Havalimanı işçilerinin taleplerini dile getirmelerinin de iddianamede suç olarak gösterildiğini aktaran Av. Saygılı, yaşanan tutuklamalar ve söz konusu iddianame ile topluma “hakkınızı aramayın” mesajı verildiğini belirtti.

İş Kanunu’nda Hak Olan 'Çalışmaktan Kaçınma' İddianamede Suç Olarak Gösteriliyor
Av. Saygılı, işçiler özelinde ise yine iş kanunu ve ilgili yönetmeliklerde hak olarak tanınan ücretin 20 günden fazla ödenmemesi nedeniyle iş görmeme hakkını, iş sağlığı ve güvenliğine dair ciddi ve yakın tehlike haline çalışmaktan kaçınma hakkını ve ekonomik-demokratik talepleri toplu eylem biçiminde dile getirmeleri suç olarak gösterilmeye çalışılmıştır.

Jandarmanın Verdiği Zarar İşçilere Yükleniyor
İş bırakma eyleminin sonlandırılması için işçilere saldıran, gece koğuşları basıp kapıları kırarak gözaltına alan jandarmanın bu müdahaleler sırasında oluşan her türlü zararın da işçilere "mala zarar verme" iddiasıyla işçilere yüklendiğini ifade eden Av.Saygılı, "İddianamede jandarmanın orantısız müdahalesi sonucu meydana gelen mala zarar eylemleri de işçilere yüklenmeye çalışılmıştır.

Eylem Bittikten Şantiyeye Giden Sendika Yöneticilerine de Aynı Suçlama
Bu tutuklamalar ve iddianame ile açıkça tüm topluma “hakkınızı aramayın” mesajı verilmek istenmiştir. Olaylar dindikten neredeyse bir gün sonra olay yerine giden iki sendikacı ve bir destekçiye de aynı suçlamaların yöneltilmesi bile, topluma bir mesaj, bir gözdağı verilmek istendiğini ortaya sermektedir.

Savcılığın "Bahane" Dediği Şartlar CEO'nun işçiler Haklıydı Diye Özür Dilediği Şartlar
Savcılığın “çalışma şartları bahanesi” dediği şartların, şirketin CEO'su tarafından tüm kamuoyu önünde defalarca kabul ettiği, özür dilediği şartlar olduğuna dikkat çeken Av.Saygılı, bu ifadenin de iddianmedeki iddiaların ne kadar gayriciddi iddialar olduğunu da gözler önüne serdiğini ifade etti.

Yazdır