Manşetler

Hepimiz Ermeniyiz, Hepimiz Kürdüz

 

24 Nisan 1915, 101. yılına giren Ermeni soykırımının düğüm noktasıdir ve yaklaşık 1,5 milyon Ermeni mazlumun soykırımla ortadan kaldırıldığı tarihin gördüğü en büyük soykırımlardan biridir. Aynı soykırım politikası, kısa yakın tarihimizde Hrant Dink ve günceldeki Kürt kıyımlarıyla devam etmektedir

Anadolu ve Mezopotamya, Roma başta olmak üzere Selçuklu, Bizans, Osmanlı, İran ve TC gibi egemenlik odaklarının stratejik hakimiyet ve geçiş odakları olmuştur. Asuri, Suryani, Keldani,  Laz, Ermeni, Êzidî, Rum vd kavim topluluklar ve halklar soykırım ve katliamlardan geçirilerek çoraklaştırılmıştır. Osmanlı’dan TC’ye sömürücü zulümkar devlet, emperyalist efendilerinden aldıkları güçle gayrı-müslim ilan ettikleri Ermeni, Rum vd lerinin zenginliklerine zorla el koyarken inşa ettikleri sözde cumhuriyet devletinin bekası için ‘’tek millet, tek dil, tek devlet, tek inanç, tek bayrak, tek vatan’’ referansıyla Kürt ulusu başta olmak üzere diğer azınlık milliyetler ve ezilen inanç kesimlerine yönelik de inkar, imha, katliam ve asimilasyon politikalarıyla egemenlik sisteminin geçmişten günümüze genel zihniyeti olduğunu göstermiştir

İttihat ve Terakkici hakim sınıflar eliyle Osmanlıcı egemenlerin Ermeni soykırımı, Almanya ilk sırada gelmek üzere emperyalist kumanda merkezlerinden ve odaklarından bağımsız gelişmediği gibi bizzat onların icazetiyle gerçekleştirilerek meşrulaştırılmıştır. O dönemin Almanya başbakanı Eberhart’ın “Ermeniler mahvolmuş olmamış bu bizi hiç ilgilendirmez’’ beyanıyla da bu durum tescillenmiştir. Hiç kuşkusuz ki Osmanlı ve TC devletinin Ermeni soykırımı, Hitler faşizminin Yahudi soykırımına ciddi bir esin kaynağı olduğu da aşikardır.

Osmanlı’dan TC’ye uzanarak bugünlere gelen ve AKP öncülüğünde sürdürülen faşist soykırım ve katliam gerçekliği ve zihniyeti Koçgiri, Ağrı, Zilan, Dersim vd’lerine ek olarak Roboski, Suruç, Cizire, Sur, Nusaybin, Gever, Fargin vb alanlarda özü ve içeriğinden hiçbir şey kaybettirmeden devam ediyor. Faşist Erdoğan’ın “gerekirse uzaktan da olsa topyekün imha” beyanıyla katliamcı geleneği sürdürülmektedir. Diğer yandan, binlerce gözaltı ve tutuklamalarla siyasi soykırım operasyonları, tarihsel köklerini de içerisinde taşıyarak aktüel durumunu korumaktadır.

Hrant Dink katliamıyla nasıl ki milyonlar “Hepimiz Hrantız-Ermeniyiz” dedilerse, bugün de “Hepimiz Ermeniyiz, Hepimiz Kürdüz” haykırışıyla alanlara çıkmalı ve emperyalizm işbirlikçisi  faşist AKP özgülünde TC devletinin karşısına dikilmeliyiz. Sözün özü 101. yılında Ermeni soykırımını bir kere daha lanetliyoruz. Bugün aynı politikalarla Türkiye, Kürdistan ve Ortadoğu başta olmak üzere dünya genelinde sürdürülen tüm imha ve inkar, asimilasyon, katliam ve soykırımlar aracılığıyla sürmektedir. HBDH olarak, halklarımızı emperyalist, kapitalist, faşist ve tüm gerici egemenlik sistemlerine ve iktidarlarına karşı Halkların Birleşik Devrimci Savaşı şiarıyla mücadeleyi yükseltmeye çağırıyoruz.

HALKLARIN BİRLEŞİK DEVRİM HAREKETİ

 

Yazdıre-Posta

Brosurler

Devrimci Cephe Broşür Dizisi