Flaş Haber

Manşetler

Katledilişinin 12’inci yılında Hrant Dink’i saygıyla anıyoruz
Created on Cuma, 18 Ocak 2019 01:13
  "Babam hâlâ o kaldırımda yatıyor, bir el verin de kalksın." (Delal Dink)   19 Oca...

Read more

Leyla Güven: Kimse grevi sonlandırmamızı beklemesin!
Created on Pazartesi, 14 Ocak 2019 22:26
  Leyla Güven’in başlattığı ve dalga dalga yayılan açlık grevi eylemleri devam ediyor. Faş...

Read more

ÖZGÜR ÜLKE İNSANCA YAŞAM İÇİN MÜCADELE SAFLARINA!
Created on Pazartesi, 14 Ocak 2019 14:19
  ÖZGÜR ÜLKE İNSANCA YAŞAM İÇİN MÜCADELE SAFLARINA!"Bütün mücadele araçlarına hakim olursak ...

Read more

Berlin’de on binler Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht'i andı
Created on Pazartesi, 14 Ocak 2019 13:57
Yüz yıl önce, 15 Ocak 1919’da Berlin’de katledilen Almanya işçi sınıfının öncüleri Karl Liebknec...

Read more

Gerillalar için gaz maskesi
Created on Pazar, 13 Ocak 2019 18:30
  Kandil'de Türk ordusunun zehirli gaz saldırılarına karşı silahlı Mücadeleyi destekleyelim....

Read more

Paris’te binler adaleti haykırdı
Created on Pazar, 13 Ocak 2019 02:32
  Paris’te Gare Nord önünde sabah saatlerinde toplanan 15 bin dolayında kişi, uzun bir korte...

Read more

Paris’e hesap sormaya
Created on Perşembe, 10 Ocak 2019 05:26
  Sakine, Leyla, Fidan yoldaşlarımızı mücadelemizde yaşatmak için 12 Ocak 2019 Paris’de bul...

Read more

Köle değiliz işçiyiz birleşince güçlüyüz
Created on Çarşamba, 09 Ocak 2019 23:56
  Dev-Yapı-İş: Bu ateş sizi de yakar! DİSK'e bağlı Dev Yapı-İş Sendikası, Ataşehir Belediye...

Read more

Katledilişinin 12’inci yılında Hrant Dink’i saygıyla anıyoruz
Katledilişinin 12’inci yılında Hrant Dink’i saygıyla anıyoruz
Leyla Güven: Kimse grevi sonlandırmamızı beklemesin!
Leyla Güven: Kimse grevi sonlandırmamızı beklemesin!
ÖZGÜR ÜLKE İNSANCA YAŞAM İÇİN MÜCADELE SAFLARINA!
ÖZGÜR ÜLKE İNSANCA YAŞAM İÇİN MÜCADELE SAFLARINA!
Berlin’de on binler Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht'i andı
Berlin’de on binler Rosa Luxemburg ve Karl Liebknecht'i andı
Gerillalar için gaz maskesi
Gerillalar için gaz maskesi
Paris’te binler adaleti haykırdı
Paris’te binler adaleti haykırdı
Paris’e hesap sormaya
Paris’e hesap sormaya
Köle değiliz işçiyiz birleşince güçlüyüz
Köle değiliz işçiyiz birleşince güçlüyüz

Fırtına Yaklaşırken Rotayı Tutturmak İçin Kerterizler

Fırtına Yaklaşırken Rotayı Tutturmak İçin Kerterizler

Siyasal kriz bütün yönleriyle bölgeye ve ülkeye yığılmaya başladı.

Tarihsel gidişin bu yönü üzerinde yıllar öncesinden, pratik politik tezahürleri üzerine ise iyice köşeli olarak aylar öncesinden belirlemeler yapmanın mümkün olabileceği kertede kendini bildire bildire geldi, kriz. Hiç de şaşırtıcı ve beklenmedik değildi.

Aksine, sanki tarihin kötü bir sürpriziyle karşılaşmışcasına liberal solun gösterdiği şaşkınlık şaşırtıcı. Daha ötesi, keza sanki bir şok yemişçesine sosyalist ortamın traji komik suskunluğuna ne denebilir? 

Evet beyler, hem küresel krizin “düzeltici” savaşı, hem de bunun bir fonksiyonu olarak Kürt özgürlükçülüğünün ve giderek Türkiyeli proleter devrimin kendini ve mücadeleyi geliştireceği iç savaş artık kapıyı çaldı.

 

Kendi payımıza kıt imkanlarımız dahilinde tarihin küresel, bölgesel ve ülkesel gidişatının bu yönlü olacağına; bir dış savaşa bağlı iç savaşın kaçınılmazlığına dair düştüğümüz ve ardından kimbilir kaç kez yinelediğimiz ilk not 2000 tarihli.

O zamandan bu yana, emperyalist savaşın insanlığa getireceği belayı defetmenin “barış” taktiklerini güçlendirmek olacağını hepimiz çok iyi biliyorduk ama güçlü “barış” taktiklerini çaresiz yağmur dualarından ayıranın keza güçlü “savaş” tahkimatları olacağını hep unuttuk.

Unutmak işimize geldi.

Küçükburjuva atılganlığımızın 70’de, 80’de, sonrasında “hergün 30 Mart” dedirtecek kertede sürek avlarına nesne oluşu, devrimciliğimizi Türkiyeli sivil toplumun pelteleşmiş akışına endekslememizi meşru kıldı. Devlete başkaldırıyı göze alamayanın Kürt’ün başkaldırısıyla yoldaşlaşmasının da imkanı olamadı. Zaten Kürt’e karşı mesafeleri koruyacak yaklaşımı kendi sınıfsal köklerimizde ve geleneksel ideolojilerimizde bulmak bizim için her zaman en kolay olanıydı.

Geçelim dağların “siper yoldaşlığı” çağrılarını, bir çatı partisini bile çatamadık.

Bizim dilimizde “barış”, tam da küçükburjuva yapısallığımıza uygun düşecek tarzda “geberen kapitalizm”in gözünden şefkat, merhamet yaşları beklemek oldu.

Küçükburjuva aydınımızın Tanzimatçı barajlarını aşabilmek için “hic rodus, hic salta”mı diyelim yoksa açmazı halk bilgeliğiyle formüle eden “işte hendek, işte deve” mi diyelim,  karar vermesi zor ama gerçek çırılçıplak ortada;

Artık küçükburjuva demokrasiciliği için deniz bitti.

Bundan sonra, başta “barış bloku” oluşturmadaki ciddiliğimiz

1-    Devlete meydan okumadaki cesaretimiz ve bu cesareti kolektifleştirmedeki yeteneğimizle,

2-    Kürt’le yoldaşlaşmadaki samimiyetimizle ölçülecek…

Ve kesinlikle bununla aynı anlama gelmek üzere bu kaostan bir devrim çıkarma niyetimiz;

3-    Sömürgeci modernist üstencilik yerine, doğulu halkların tarih yapıcı üretici güçlerine önem vermekle,

4-    Başta İran halkı olmak üzere, Şii islamın emperyalizme karşı direnişinin yaratacağı boşlukta nefeslenmeyi bilmekle,

5-    Başta Filistin halkı olmak üzere, Ortadoğulu emekçi halkların Yahudi devletinin bütün tezahürleriyle tarihten silinmesi programında ortaklaşmakla..

tarihsel bir somutluk kazanacaktır.

Devrimci Cephe Editoryası

22.06.2010

 

Tags: kerterizler, devrimci cephe, kriz