2019’da Türk dış politikasını bekleyenler!

Küresel gündemin kalıcı maddeleri haline gelen sorunlar kendilerini 2019’da da hissettirmeyi sürdüreceklerdir. Terörizm, iklim değişikliği, popülizm, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, anti-İslamizm, anti-Semitizm, Sünni-Şii çekişmesi, ayrılıkçı eğilimler, yoksulluk, işsizlik, düzensiz göç, kitle imha silahları, siber savaşları insanlığı sınamaya devam edeceklerdir. Diğer bir deyişle, dünyanın görünümü iç açıcı değildir. Peki 2019’da Türkiye’yi ne beklemektedir?

2019, yerel gerginlik ve çatışmaların çoğalması ve bölgeselleşmesi tehlikesini de içeren ihtilaflarla dolu zor bir yıl olacaktır.

Uzmanlığı dünyadaki sorunları izlemek olan Uluslararası Kriz Grubu’nun (ICG) öngörüsüne göre, 2019 yılında gündemin ilk on sırasında yer alacak konular şunlar olacak: Yemen; Afganistan; ABD-Çin gerginlikleri; Suudi Arabistan, ABD, İsrail ve İran; Suriye; Nijerya; Güney Sudan; Kamerun; Ukrayna ve Venezuela.

Benzeri listeler gelişmelere hangi konumdan baktığınıza ve önceliklerinize göre değişebilir, uzayabilir. Örneğin, Kuzey Kore sorunu, ABD-Kuzey Kore-Güney Kore zirvelerine rağmen çözülmüş değildir. ABD’nin Orta Menzilli Nükleer Güçler (INF) anlaşmasından çekilmesi Avrupa’nın (ve Türkiye’nin) güvenliğini ve NATO’nun duruşunu olumsuz etkileyebilir. Netanyahu’nun yeni yerleşim izinleri Filistin meselesini yeniden alevlendirebilir. Tunus ve Ürdün’deki sokak hareketleri Arap ülkelerindeki değişim rüzgarlarını şiddetlendirebilir.

Öte yandan, küresel gündemin kalıcı maddeleri haline gelen sorunlar kendilerini 2019’da da hissettirmeyi sürdüreceklerdir. Terörizm, iklim değişikliği, popülizm, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, anti-İslamizm, anti-Semitizm, Sünni-Şii çekişmesi, ayrılıkçı eğilimler, yoksulluk, işsizlik, düzensiz göç, kitle imha silahları, siber savaşları insanlığı sınamaya devam edeceklerdir.

Diğer bir deyişle, dünyanın görünümü iç açıcı değildir. Peki 2019’da Türkiye’yi ne beklemektedir? Liste Türkiye için de uzundur. Aşağıdaki sıralama önem sırasına göre olmayıp, genel hatlarıyla sunulan sorunların daha çok ülkemize coğrafi yakınlığıyla ilgilidir.

DOĞU AKDENİZ

Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin Amerikan, İtalyan, Norveç dahil olmak üzere Batılı başka petrol şirketlerine ve Katar’a lisanslar vererek Akdeniz’de petrol ve doğal gaz araştırmaları yaptırtması Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin haklarını hiçe saymakta, doğrudan Türkiye’nin egemenlik hakları sınırları içinde kalan kimi alanlarla da çatışmaktadır. Konunun deniz hukukuyla ilgili karmaşık yönlerine burada girmeyeceğim.

Ancak burada vurgulamak istediğim husus Türkiye-KKTC-GKRY eksenindeki bu çıkar çatışması uluslararası petrol şirketleri ve onların arkasındaki hükümetleri de devreye sokacağı için yeni yılda belki de daha sert ve somut tepkilerimizi gerektirebilecektir. Bu bağlamda karşımızda Mısır ve İsrail’in de olacak olmaları durumu daha karmaşık hale sokacaktır. Kıbrıs meselesinin kendisi de gündemdeki yerini koruyacaktır.

YUNANİSTAN VE EGE

Bu sorunlar kümesi uyuyan hücre konumundadır. 2018 karşılıklı söylemlerin yumuşadığı değil, sertleştiği bir yıl olmuş, çözüm yolunda bir adım atılamamıştır. Dolayısıyla, beklenmedik bir olay nedeniyle iki komşu arasındaki ilişkiler her an tırmanma, hatta sıcak bir çatışmaya dönüşme potansiyeli taşımaktadır.

KÜRT MESELESİ

2019 yılının en çetrefil konusu olmaya adaydır. Son yıllarda bölge ülkelerinin ulusal sorunu olma özelliğini aşan Kürt meselesi, özellikle Irak ve Suriye’deki gelişmelerle birlikte bölgesel ve uluslararası bir niteliğe bürünmüştür. Irak’ta bağımsızlık referandumu yapılmış, Suriye’de PYD/YPG, IŞİD terörüyle mücadele bağlamında ABD, Rusya ve Batılı ülkelerin sempati ve desteğini kazanmıştır. Türkiye, kendi içindeki Kürt meselesini demokrasi ve ülke bütünlüğü içinde çözmekte geciktikçe ve bölge Kürtlerine yönelik daha pozitif bir politika geliştiremedikçe, Kürtlerin ayrılıkçı talepleri güçlenecektir.

İRAN

Amerikan yaptırımlarına bağlı olarak ABD-İran ilişkilerindeki gelişmeler ülkemizi yakından ilgilendirecek, her iki taraf da Türkiye’yi yanında görmek isteyecektir. Dolayısıyla, Türkiye müttefiki ile komşusu arasında bir tercih yapmak (ya da yapmamak) durumunda kalacaktır.

SURİYE

ABD’nin askerlerini geri çekme kararından sonra sahadaki gelişmeleri daha çok Türkiye-Rusya-İran arasındaki işbirliğinin seyri belirleyecektir. Astana sürecinin bu üç ortağının çıkarları ve öncelikleri arasındaki farklar, Amerika’nın sahadaki yokluğuna bağlı nedenlerle ortak paydalarını ikincil kıldığı ölçüde, Suriye ihtilafı yeni bir görünüme bürünecektir. Bu arada Arap ülkelerinin Suriye yönetimiyle ilişki kurma hamleleri ve Şam’ın Arap Ligine dönüşü ihtimali Esad’ın kalıcılığına işaret etmektedir. Bu durumda, Suriye yönetimiyle temasta geciktiği, Suriye Kürtleriyle ilgili olarak daha kucaklayıcı bir politika geliştiremediği, yeni askeri operasyonları gereksiz kılacak bir yol izleyemediği, ağırlığını BM Cenevre barış sürecinden yana koyamadığı takdirde, komşu ülkede 2019 yılında da sürecek çatışmaların ülkemiz açısından maliyetlerinin artması beklenmelidir. Öte yandan, 4 milyonu aşan Suriyeli sığınmacılarının ekonomik ve sosyal hayatımızdaki yeri ve sorunları, ülkemizin bozulan ekonomisi ortamında daha da belirginleşecek ve netice olarak toplumsal gerginlikler yükselebilecektir.

AVRUPA BİRLİĞİ

Katılım müzakerelerinde bir ilerleme sağlanamamaktadır. Avrupa Parlamentosunun olumsuz tutumu sürecek, AB Komisyonu tıkanıklığı giderici adımlar atamayacaktır. Ancak ABD’nin İran politikasına ortak tepki vermek yönündeki Türkiye-AB ilişkilerindeki göreceli yakınlaşma eğilimi 2019’da güçlenebilir. Ayrıca, AB’nin Türkiye’nin yerine getirmesini istediği koşullar karşılanabildiği takdirde vize serbestisi konusunda olumlu bir gelişme kaydedilebilir.

ABD

2019 Türk-Amerikan ilişkileri bakımından fazla bir getiri vaat etmemektedir. Gündemdeki ikili ve bölgesel sorunlarda ilerleme kaydedilebileceğine dair ciddi bir somut emare yoktur. ABD’nin Suriye’den askerlerini çekme kararı da aslında Türkiye’nin yükünü azaltmamış, bilakis artırmıştır. Üstelik F-35 savaş uçaklarının Türkiye’ye verilmesinden vazgeçilirse, ilişkiler yeni bir darbe daha alacaktır. Trump yönetiminin Türkiye’yle iyi ilişkilerin güncel kriterleri Ankara’nın İran konusundaki tutumu ile Ankara-Moskova arasındaki bağlardır. Gidişatı, Ankara’nın komşusu İran’ı ABD için feda edip etmeyeceği ve Rusya’yla ilişkilerinde özellikle S-400 füzeleri konusunda geri adım atıp atmayacağı hususları belirleyecektir.

SUUDİ ARABİSTAN VE İSRAİL

Kaşıkçı cinayeti nedeniyle kopma noktasına yaklaşan Türkiye-SA ilişkilerinin 2019’da düzelmesi olasılığı zayıftır. Çünkü Veliaht Prens doğrudan hedef alınmıştır. SA, BAE ve Bahreyn’in Esad yönetimiyle yeniden ilişki kurmakta olmaları Mısır’la da ilişkileri kötü olan Türkiye’nin Arap dünyasındaki yalnızlığını pekiştirecektir. Öte yandan, Amerikan destek ve teşvikiyle güçlenen ortak İran karşıtlığı SA-İsrail arasında ciddi bir yakınlaşmaya yol açmıştır. Bu da Türkiye için bir sınama oluşturacaktır.

RUSYA

Türkiye’nin en önemli fakat en kırılgan ilişkilerinden biridir. Çok yönlü ilişkiler olumlu, fakat enerji konusundaki Rusya’ya aşırı bağımlılık bir zaaftır. Rusya’nın Türkiye’yi NATO ve Batıdan koparma hedefi Türkiye’nin ulusal çıkarlarına aykırıdır. Düşürülen Rus uçağının ilişkileri kısa bir sürede nasıl hızla dibe vurdurabildiği unutulmamalıdır. Bu itibarla, Ukrayna, Suriye, Karadeniz kaynaklı bir görüş ayrılığı nedeniyle 2019’da beklenmedik kırılmalar yaşanması mümkündür.

Bu ana başlıklara ek olarak Afganistan’daki değişim yeni yılda Türkiye’yi meşgul edecek, TBMM tarafından bir yıl daha uzatılan tezkereye rağmen oradaki askeri varlığımız tartışma konusu olabilecektir. ABD’nin INF anlaşmasından çekilme kararı ve Avrupa Ordusu konusunun yeniden gündeme girmesi konuları da Türkiye’yi ulusal güvenliği bakımından yeni stratejik tercihler yapmaya zorlayacak noktalar arasında olacaktır.

2019, netice olarak, Türk dış politikası için sınamalarla dolu, eğer doğru politika değişiklikleri yapılırsa fırsatlar sunabilecek, aksi takdirde iç sorunlarla birlikte ülkeyi daha ciddi sıkıntılara sokabilecek bir dönem olacaktır.

Gazte Duvar

Faruk Loğoğlu

Yazdır