Manşetler

Erol Katırcıoğlu ne olacağının tercihi kendisinin ama sosyalizme saldırı haddine değildir.

Menşevik olmak Katırcıoğlu’nun kendi tercihi, ama sosyalist değerleri, sosyalizmin öncülerini faşist AKP’ye benzetmek ise haddi değildir.

Herkesin vurguladığı ve kabul ettiği zorlu bir süreçten geçiyoruz. Bu süreç faşist AKP-MHP ittifakı halklarımıza ve bölgeye kan, gözyaşı, savaş dayatmakta ve toplumu öyle bir boğmakta ki nefes alamaz hale getirmiştir. Bu baskı karşısında faşist ittifaka karşı olup halkların özgürlük- demokratik yaşamdan yanan olan herkesin, tüm güçlerin bu koşullarda ayrılıklarını değil aynılıklarını ön plana çıkarmak durumda. Tersi gösterilecek tavırlar kuşkusuz ki bu ortamda niyeti ne olursa olsun faşist diktatörlük, faşist ittifakın değirmenine su taşımış olur. Ancak bununda başta kriteri karşılıklı saygı ve farklılıkları hoş görmektir.

Devamını Oku

Yazdır e-Posta

Gerekli olan onların istifasını sağlamak değil, devrimdir…

 

Gezi başkaldırısı üzerinden 5 yıl geçti. Ancak aradan geçen bu 5 yıl boyunca sistemin Gezi direnişi ve Gezi direnişçilerinden intikam alma hamleleri bitmedi. Aradan geçen bunca yıl sonra yeni tutuklama kararları çıkarıyorlar. Gezi üzerine çok değerlendirmeler, çok tespitler yapıldı, kimler olduğu, kimlerin öncülük ettiği vb ama bizim bu yazıdaki amacımız bu değil. Faşist diktatörlüğün sorunu sadece Gezi mi? Hayır, sorun yeni çağ, yeni dönem dediğimiz bu süreçte “çapulcuların” halkların umutsuz yarına inançsızlıklarıdır.

Devamını Oku

Yazdır e-Posta

DEVRİMCİ AHLAK VE İNSANİ DEĞERLER

 

Devrimci ahlak sorunu bugüne dek hep tartışılageldi. Hatta en çok tartışılan konulardan biri oldu. Ve tartışılmaya da devam edilmektedir. Bizler de çok şey söyledik; defalarca tartıştık, yazdık. Ama buna rağmen, bugün yeniden yazma ihtiyacı kendini dayatıyor, çünkü alabildiğine zorlu bir süreçten geçiyoruz. Emperyalist–kapitalist sistem bütün saldırganlığıyla toplumu çürütmeye yöneldiği, bütün değerlerin yerine paranın geçirildiği bir süreçte, bu kavramın devrimci içeriği daha da önem arz ediyor.

Devamını Oku

Yazdır e-Posta

EKİM DEVRİMİ YÜZÜNCÜ YILI RUHUYLA YİNE DEVRİM, YİNE SOSYALİZM

Not: Bu yazı Ekim devrimin yüzüncü yılı vesilesiyle kaleme alınmıştı ancak o dönem yayınlanamadı. Ekim devrimi yıl dönümü vesilesiyle ve günceliği sebebiyle yayınlamayı uygun gördük.

 

Ekim devriminin yüzüncü yılında olduğumuz aydayız. Yeni bir çağın, sosyalizm çağının, insanlığın kurtuluşuna giden o büyük yolun açıldığı, tarihsel bir dönüm noktasını olan Ekim Devriminin ruhunu kavramak, onu bu ruhunu mücadeleye aktarmak, bilinçlerde tazeleme açısında önemlidir.

Devamını Oku

Yazdır e-Posta

Sun Tzu, Caesar, Machiavelli, Clausewitz: Savaş kuramcıları sadece teori yapmamış

 

Ender Helvacıoğlu

Tarihteki büyük savaş ve siyaset kuramcılarının önemli bir bölümü işin sadece kuram kısmında değil pratiğinde de yer almışlardır. Devlet yönetiminde bulunmuşlar, savaşlara komuta etmişler ve kuramlarını yaşadıklarından aldıkları derslerle oluşturmuşlardır.

 

Felsefe günlük yaşamdan nispeten daha kopuk bir etkinliktir ama Marx’ın filozoflar için söylediği Feuerbach Üzerine Tezler’in 11.’sinde bu alanda dahi teori-pratik birliğinin önemine vurgu yapılır: “Filozoflar dünyayı sadece değişik biçimlerde yorumladılar, oysa sorun onu değiştirmektir.”

Devamını Oku

Yazdır e-Posta

Brosurler

Devrimci Cephe Broşür Dizisi